Türk müziğinde nota yazım sistemi genellikle her makamın nazariyat sistemindeki anlatıldığı yerden yazılır.Örneğin;Uşşak(LA)Rast(SOL)Nihavent(SOL)Hicaz (LA)....GİBİ
Eğer bir eser transpoze yapılmak istenirse dünya’nın kabul ettiği sistemde notanın yazılım olarak transpoze ;yapılması lazımdır. Diyelimki zirgüleli hicaz bir parça okuyoruz.Parça Türk müziğinde LA üzeri yazılır.Müzisyenler bunu kolaylıkla okur.Ama aynı parçayı Mİ üzerine yazın okumakta zorlanırlar çünki nazariyat sistemini anlatımından kaynaklanan makamın yeri tabiri onları bu tembelliğe itmiştir.Hemen Mİ üzeri yazdığınız notanın üzerine SUZİDİL yazın onu kolaylıkla çalacaklardır. İşte bu da gösteriyorki dünya ile entegre olmak için bazı tutucu bağnaz taraflarımızı atıp yeni bir reform’a gitmeliyiz. Nasıl mı? Önce bütün dünya’nın diyapazonun saniyede 440 defa titreşiminden doğan sese LA dediği yerde biz Bolahenk ney’in akort sistemini kabul ettiğimiz için RE diyoruz. İlk etapta bu konuyu enine boyuna tartışıp dünya ile entegre olmalıyız. Daha sonra transpozisyon sistemini değiştirmeliyiz. Bu konuyu gençler ve müzisyenler tarafından tartışmaya açılsın diye yazdım.Gerek bu sitede gerekse başka türlü bu gibi konuların tartışılıp doğrunun bulunması Türk müziğinin hakettiği daha yüksek seviyelere çıkmasını sağlayacaktır.
Sevgi ve saygılarımla.. HALİL KARADUMAN. |